

‘‘ Her birimizin içindeki doğal iyileşme gücü ;
İyi olmamız için en büyük güçtür.’’
* HİPOKRAT
İnsanlığın bildiği en eski tedavi yöntemlerinden ve Çin tıbbının bütünleyici parçalarından biri olan akupunktur , özünü Çinlilerin kozmogoniye (evrenin oluşumu ile ilgili olan teoriler bütünü) ilişkin düşünce sisteminden almıştır. İnsan yaşayan evrenin bir parçası olarak kabul edilir (mikro kozmos ) ve tüm evrene (makro kozmos) yayılmış olan evrensel gücün (Hayat enerjisi) insanında içinde olduğuna inanılır ve insan vücuduyla çevresi arasında sürekli bir enerji iletişiminin olduğu kabul edilir.
Akupunkturun tarihi gelişim süreci
Akupunktur uygulaması ilk kez yaklaşık 5000 yıl önce Çin’de başlamış oradan kore ve Japonya ‘ya 17 yy da ise Cizvit misyonerleri aracılığıyla Avrupa’ya taşınmıştır. Bir Türk hekimi olan İbn-i Sina’da 1100 yıllarında enerji kanalları (akupunktur meridyenlerinden) bahsetmiş,nabız muayenesi ile hastalıkların detaylı bir şekilde teşhis edilmesini anlatmıştır.1972 yılında ABD’de dönemin başbakanın Çin’i ziyaretinden sonrada bu ülkede ve daha sonra tüm dünyada popüler bir tedavi haline gelmeye başlamış ve bugün WHO (Dünya sağlık örgütü ) ve NIH (Amerika sağlık dairesi ) tarafından akupunktur tedavisinin etkinliği kabul edilmiş ve birtakım hastalıklarda tek başına yada diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanılması önerilmektedir.
Ülkemizde Akupunktur
1991 yılından beri akupunktur uygulamaları yasal olarak kabul görmüştür. Sağlık Bakanlığı tarafından fertlerin ve toplumun sağlığını korumak maksadı ve Ülkemizde akupunktur tedavisinin bilimsel yöntemlerle yapılması için 17/09/2002 tarih ve 24879 sayılı resmi gazetede akupunktur tedavi yönetmeliği yayınlamıştır. Bu yönetmeliğe göre akupunktur yapacak kişilerin tabip olmaları ve mesleklerini Türkiye’de yasal olarak uygulama hakkı ile sağlık bakanlığınca düzenlenen ‘ ‘ akupunktur uygulama sertifikasına ‘ ‘ sahip olmaları gerekmektedir.
Akupunktur tanımı
Hastalıkların önlenmesi veya hastalık oluşmuş ise hastalığa yol açan altta yatan gerçek neden yada nedenlerin tedavisi amacıyla ( enerji dengesizliğinin düzeltilmesini sağlamak için) vücut yüzeyindeki meridyenler(enerji kanalları) üzerinde belirli aralıklarla dizilmiş bulunan akupunktur noktalarına steril, tek kullanımlık,değişik çap ve boylardaki altın ,gümüş veya çelikten yapılmış özel iğnelerinin batırılma işlemi olarak tarif edilmektedir.
Akupunkturun farklı türleri
Akupunktur da bazı kavramların anlamı
1-Qi (Yaşam Enerjisi)
Geleneksel Çin tıbbı, bedendeki ana organların ve sistemlerin çalışmasını kontrol eden bir ” hayat gücü” olduğunu söyler. Bu hayat gücü ya da Ch’i enerjisi, meridyen olarak tanımlanan belirli hatları izleyerek, bir organdan diğerine, her zaman aynı yönde hareket eder
Yaşam enerjisinin değişik kültürlerde farklı isimler aldığını görüyoruz.
-Almanca’da ”dynamis”,
-Çin’de “chi”,
-Japonya’da “ki”,
-Hindistan’da “prana”,
-Sufizm’de “baraka”
-Life Force
-Vital Force
-Bio energy gibi
2-Akupunktur meridyeni(enerji kanalları)
Vücudun üzerinde dolaşan yaşam enerjisinin (Qi enerjisi) hareket ettiği kanallardır.
3-Akupuktur noktaları
Enerji kanalları üzerinde bulunan ve enerji akışının kontrol ve düzenlemesini yapan noktalardır.
Akupunktur felsefesine göre insanın sağlıklı olma durumu
GÇT(Geleneksel Çin Tıbbı) na göre tüm evrene yayılmış olan yaşam enerjisinin, insanlarında içinde olduğu ve bu yaşam enerjisinin (Qi enerjisi) vücutta ana organların(kalp,akciğer.. ) ve sistemlerin (dolaşım,sindirim ..) çalışmasını sağladığı kabul edilmektedir.Yaşam enerjisi bu görevi yapabilmesi için vücudumuzda meridyen olarak adlandırılan enerji kanalları arasında günün saatlerine,günlere ve mevsimlere bağlı olarak bir doğal denge ve ritimde her zaman aynı yönde hareket eder.
Hayat enerjisinin her bir meridyende yeterli kuvvet ve miktarda serbestçe dolaşması sonucu bedenin kendi içinde ve aynı zamanda dış çevreyle olan iletişiminde bir dengenin kurulması sonucu insanlarda ve diğer canlılarda sağlıklı olma durumunun (kişinin bedenen, ruhen ve sosyal olarak tam bir iyilik halinde olması ) ortaya çıktığı kabul edilmektedir.
Akupunktur felsefesine göre hastalık oluşumu
İnsan vücudu değişen dış ve iç şartlara belirli düzeyde bir uyum sağlar. Eğer, uyum yeteneğinin üzerinde fiziksel ,zihinsel ve ruhsal etkilere maruz kalırsa enerji kanalları üzerinde çeşitli seviyelerde (bunlar akupunktur noktalarıdır) tıkanıklıklar oluşmakta ve bu nedenle hayat enerjisinin kanallar içinde olan doğal akışındaki dengenin( yin- yang ve beş element’ te enerji dengesizliği) bozulması sonucu hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı kabul edilmektedir.
Akupunktur felsefesine göre hastalık etkenleri
1-Dış etkenler
-Rüzgar
-Soğuk
-Yaz sıcağı
-Rutubet
-Kuruluk
-Ateş’tir.
2-Duygusal faktörler
-Neşe
-Kızgınlık,
-Melankoli,
-Endişe,
-Korku,
-Dehşet.
3-Yanlış beslenme
4-Aşırı yorgunluk hali
5-Fiziksel egzersiz eksikliği
6-Travmatik yaralanmalar.
7- Genetik faktörler
8- Parazitler
Akupunktur yapan bir hekimin hastaya yaklaşımı
‘ ‘ Hekimlerin yaptığı en büyük hata ;
ruhu düşünmeden yalnız bedeni
tedaviye teşebbüs etmeleridir .’ ‘
EFLATUN
Günümüz de uygulanan klasik tıp hekimliği anlayışından daha farklı olarak hastaya bakar
1-Hekim hastayı beden ,ruh ve zihni ile birlikte bir bütün olarak değerlendirir,
2-Hastalığın altta yatan gerçek neden / nedenlerini araştırır,
3-Hastalığa yol açan enerji dengesizliğinin nedenini ortadan kaldırmaya yönelik tedavi planlar,
4-Hastayı iyileştirmeyi ve sağlıklı kalmasını amaçlar,
5- Hasta kişinin yenilenmesinin , canlılığının ve mümkün olan gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasını sağlar.
Akupunktur tedavisini uygulayan hekimin amacı
Akupunktur felsefesine göre hastalıkların gerçek nedeni olarak kabul edilen vücuttaki enerji dengesizliğinin(yin-yang ve beş element) uygulanan akupunktur yöntemi ile düzeltilmesi sonucu ; kişide bedensel, zihinsel , ruhsal ve aynı zamanda kişinin çevresiyle olan ilişkilerinde de bir denge ve uyumun sağlanır.
Akupunkturla tedavi için yaklaşık olarak vücudumuzda 800 civarında akupunktur noktasının olduğu kabul edilmekte fakat bu noktaların hepsi aktif olarak kullanılmamaktadır.
Akupunktur uzmanının teşhis yöntemleri
Akupunktur uygulayan bir hekim klasik batı tıbbını uygulayan bir meslektaşı gibi daha çok fiziksel hastalık belirtileriyle uğraşıp hastalığa isim koyma çabası içinde değildir.Hastanın şikayetlerini dinleyerek hastalığa isim konmuş olmasının (örneğin ;yüksek tansiyon ,migren,astma gibi hastalıklarda ) hastaya yaklaşımda yardımcı olduğuna fakat hastalığın gerçek nedeninin tedavisinde doğrudan bir yararının olmadığına inanılır.
Hastalığın gerçek neden yada nedenlerini bulmak hastanın fiziksel , zihinsel ve ruhsal durumunun ortaya çıkarabilmek ve enerji dengesizliğini anlayabilmek için ;
Bu yöntemlere ilaveten modern tıp yöntemlerinden de ihtiyaç duyduğunda faydalanmak ve farklı branşlar ile hastayı birlikte değerlendirmek teşhis ve tedavi açısından oldukça faydalı olmaktadır.