Akupunktur


Organizmada kalıcı değişikliklere neden olmayan birçok hastalık akupunkturla tedavi edilme olasılığına sahiptirler. Diğer tedavi yöntemlerinde olduğu gibi akupunkturda her derde deva her hastalığı iyileştirici bir tedavi yöntemi olmamakla beraber bir çok hastalık da tek başına veya diğer tedavi yöntemleri ile beraber kullanıldığında kalıcı ve kısa sürede iyileşmeye neden olur. Akupunktur tedavisinin başarısı ; önemli bir oranda uygulayıcının aldığı eğitime , bu konudaki deneyimine ve tecrübesine, hastanın tedaviye uyumuna , tedavi sırasında ve sonrasında kendisinden istenilen davranış değişikliklerini yapıp yapmamasına bağlıdır.
Dünya sağlık örgütünün (WHO) kabul ettiği akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıklar şunlardır
Ruhsal Hastalıklar
- Şizofreni
- Nevrasteni
- Histeri
Bağımlılıklar
- Nikotin Bağımlılığı (Sigara Alışkanlığı)
- Alkol Bağımlılığı (Alkol Alışkanlığı)
- Morfin Bağımlılığı (Morfin Alışkanlığı)
- Obezite (Şişmanlık)
Sinir Sistemi Hastalıkları
- Migren
- Uykusuzluk
- Gerilim (Stres Kaynaklı) Baş Ağrısı
- Bulber Paralizi
- Trigeminal Nevralji
- Epilepsi (Sara)
- Baş dönmesi
- Multipl Sklerozis
- Küme Tip Başağrıları
- Parkinsonizm
- Hemipleji
- Fasial Paralizi (Yüz Felci)
- Poliomyelit (Çocuk Felci)
Romatizmal Hastalıklar
- Artroz (Kireçlenme)
- Bel Fıtığı
- Siyatik
- Romatizmal Hastalıklar
- Romatoid Artrit
Hormonal Bozukluklar
- Diabet (Şeker)
- Guatr
- Kısırlık
- Çocukta Boy Kısalığı
İdrar Yolları Hastalıkları
- Renal kolik
- İdrar Yolları İltihabı
- Gece İşemesi
- Adet Bozukluğu
- Kanama, Ağrılı Adette Vajinal Kaşıntı
- Impotans (Seksüel Güçte Yetersizlik)
Sindirim Sistemi Hastalıkları
- Aft
- Hıçkırık
- Gastritis
- Ülser
- Kolitis
- Kabızlık
- Hemoroid
- Hepatit
- Safra Kesesi İltihabı
Solunum Sistemi Hastalıkları
- Gribal Enfeksiyon
- Akut Tonsillitis
- Faranjitis
- Bahar Nezlesi
- Astım
- Sinüzit
- Öksürük
- Ses Kısıklığı
Kalp – Damar Hastalıkları
- Anjina pektoris
- Damar Sertliği
- Tansiyon (Düşük-Yüksek)
- Varis
- Yüksek Kan Kolestrolü (Kandaki Kolestrolün Düşürülmesi)
Deri Hastalıkları
- Psöriazis (Sedef)
- Vitiligo (Ala)
- Kronik Ekzema
- Saç Dökülmesi
- Sivilceler
Göz Hastalıkları
- Bahar Nezlesi
- Katarakt
- Gözyaşı Bezi İltihabı
- Glokom
Kulak Hastalıkları
- Kulak Çınlaması
- Meniere (Baş Dönmesi)
- Sağırlık
Günümüz de yukarıda belirtilen listenin dışında farklı rahatsızlık durumlarında da başarılı şekilde kullanılmaktadır.
Akupunkturun Yapılmaması Gereken Durumlar

Sağlıklı bir teşhis olmadan akupunktur tedavisine başlanmaz, akupunktur uygulaması aşağıdaki durulmada yapılmaz
1-İltihabi sinir sistemi hastalıklarında akut döneminde
Multipl skleroz, poliomyelit.
2 –Psikiyatrik hastalıklardan endojen depresyonda ve bazı şizofreni durumlarında.
3- Kanser hastalıklarında, kanseri tedavi amacıyla.
Kanser teşhisi kesinleşmiş hastaların yakınmalarını kontrol altına almak için kullanılabilir,
4-Bayanların regl dönemlerinde ve hamilelerde hormonları aktif duruma getirecek noktalar kullanılmaz.
5- Ciltte ciddi enfeksiyonu olan hastalarda.
6-Tüm genetik hastalıkların tedavisi amacıyla.
7-Tüm cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisi amacıyla.
8- Ameliyat endikasyonu olan ağrılı durumlarda ;
-Akut apandisit,
-Safra kesesi ampiyemi,
-Cerrahi bel fıtığı,
-Akut böbrek ve safra kesesi taşı problemlerinde
-Kalöz kronik ülserlerde
9-Kalp kapağı takılı olan ve pace-maker kullananlarda,
10 -Hemofili ve antikoagulan tedavi alanlarda,
11-İmmün yetmezliği olan SLE ve AIDS hastalarına ,
12- Yüksek doz steroid ve immünosüpresif alanlara,
13-İğneye karşı metal allerjisi olanlara bu tedavi uygulaması yapılmamaktadır.
14- Aşırı anksiyeteli veya zihni bulanık hastalara
15-Elektro akupunktur; kalp pili olanlara ve gebelikte pelvik bölgeye veya uterus çevresine,
Akupunkturun diğer yapılmaması gereken ,özel dikkat ve önlem gerektiren durumlara Akupunktur uygulayıcı hekim karar vermelidir.
Göreceli olarak yapılmaması gereken durumlar
1-Tedaviden aşırı derecede korkan genç ve çocuklara(7 yaşından küçüklere),
2-Psikolojik bir şok veya ağır yorgunluktan sonra,
3-Ağır kanamalar ve bitkinlik durumlarında yapılması önerilmemektedir
Tedavi Esnasında ve Sonrasında Hastalardaki Değişimler – Tedavinin Kalıcılığı

Hastaya, hastalığın tipine ve ne kadar zamandan beri probleminin devam ettiğine bağlı olarak tedavi seans sayısı değişir.
Tedavi esnasında ve sonrasında hastalardaki değişimler
Tedavi esnasında meydana gelen enerji değişimi kendini bir çok değişik şekilde gösterir. Hastaların önce nabızlarında değişim meydana gelir, sonra renk ,koku ,ses ve duygularında birtakım değişimler gözlenir.
Hastalar gevşer ve dinlenirler bazı kişilerde tedavi esnasında uyumaya dalabilirler .Hastaların, ciltlerinde kanlanma neticesinde meydana gelen değişikliklerden dolayı daha sağlıklı ve genç görünme oluşmaktadır.
Görmede netlik, parlaklık gelişir ve İnsanlar; vücutlarındaki tonlarca ağırlığın, kafalarındaki karmaşanın, düşüncelerindeki olumsuzluğun, eklemlerindeki ağrıların kaybolduğunu akupunktur seansı sonunda belirgince hissetmeye başlarlar.
Akupunktur tedavisinin etkisinin başlama zamanı ve tedavinin kalıcılığı;
Hastadaki olumlu iyileşme hastanın durumuna ,hastalığın cinsine ve şiddetine bağlı değişir. Bazı hastalar ilk tedaviyle beraber olumlu sonuçları hissederler örneğin migren ve sigara bırakma, bel ve boyun ağrısı olanlar gibi, fakat genel olarak istenilen etki 3. tedavi seansından sonra görülür.
Tedavinin gerçekleşmesi ve kalıcı olabilmesi için tedavi sürecinde ve sonrasında hastanın sorumluluk alması ve doktor tarafından kendisine önerilen beslenmede ve yaşam tarzında ılımlı olacak şekilde bazı değişiklikler yapması gerekecektir..
Akupunktur Uygulamasının Sonucu Vücutta Meydana Gelen Etkiler

Hayat enerji dengesi bozukluğu düzeldikçe kişinin bedeni ,zihni ve ruhu da düzenli ve dengeli çalışmaya bununla birlikte çevresi ile olan ilişkileri de tekrardan düzelmeye başlar. Kişinin iç dünyasında ve dış dünya ile olan ilişkilerinde bir denge, barış ve huzur hali yeniden sağlanır.
Akupunktur uygulamasının sonucu vücutta meydana gelen etkiler
1-Analjezik etki ; Ağrı kesici etkisi vardır.
2-Homeostatik etki ; Vücut faaliyetlerinin dengeli ve normal bir düzen halinde çalışmasını sağlar.
3-İmmuniteyi arttırıcı etkisi : Hastalıklara karşı vücut direncini arttırır.
4-Sedatif etki ; Akupunktur tedavisi esnasında ve sonrasında beyin dalgalarında değişimler meydana gelir,bu nedenle uyku bozukluğu,epilepsi,ilaç bağımlılığı,fobiler,anksiete tedavisinde kullanılır.
5-Psikolojik etki ; Sakinleştirici ve yatıştırıcı etki sağlar.
6-Motor iyileştirici etki ; Çeşitli sebeplerle oluşan felçlerin büyük bir bölümü erken akupunktur tedavisiyle iyileşebilir
Tedavide kullanılan iğneler
Tedavide kullanılan iğneler ise saç kılı kalınlığında, tek kullanımlık ,steril ,altın, gümüş veya çelikten yapılmıştır. Kullanılan iğne sayısı hastalığın tipine ve hastaya göre değişir , daha çok iğne daha iyi tedavi demek değildir , mümkün olan en az sayıda iğne ile tedavi amaçlanır. İğne batınca çoğu insan bir şey hissetmez bazı kişiler uyuşma ,bir şeyler akıyormuş hissi ,sivri bir şeyin dokunduğu andaki his yada anlık hafif bir acı hissederler ama bu hisler asla normal iğnenin verdiği hisleri vermez. Vücut akupunkturunda kullanılan iğneler vücuda batırıldıktan 30 ila 45 dakika sonra vücuttan çıkartılır ,kulağa takılan iğneler ise 1-2 haftaya kadar kulakta takılı kalabilir.

‘‘ Her birimizin içindeki doğal iyileşme gücü ;
İyi olmamız için en büyük güçtür.’’
* HİPOKRAT
İnsanlığın bildiği en eski tedavi yöntemlerinden ve Çin tıbbının bütünleyici parçalarından biri olan akupunktur , özünü Çinlilerin kozmogoniye (evrenin oluşumu ile ilgili olan teoriler bütünü) ilişkin düşünce sisteminden almıştır. İnsan yaşayan evrenin bir parçası olarak kabul edilir (mikro kozmos ) ve tüm evrene (makro kozmos) yayılmış olan evrensel gücün (Hayat enerjisi) insanında içinde olduğuna inanılır ve insan vücuduyla çevresi arasında sürekli bir enerji iletişiminin olduğu kabul edilir.
Akupunkturun tarihi gelişim süreci
Akupunktur uygulaması ilk kez yaklaşık 5000 yıl önce Çin’de başlamış oradan kore ve Japonya ‘ya 17 yy da ise Cizvit misyonerleri aracılığıyla Avrupa’ya taşınmıştır. Bir Türk hekimi olan İbn-i Sina’da 1100 yıllarında enerji kanalları (akupunktur meridyenlerinden) bahsetmiş,nabız muayenesi ile hastalıkların detaylı bir şekilde teşhis edilmesini anlatmıştır.1972 yılında ABD’de dönemin başbakanın Çin’i ziyaretinden sonrada bu ülkede ve daha sonra tüm dünyada popüler bir tedavi haline gelmeye başlamış ve bugün WHO (Dünya sağlık örgütü ) ve NIH (Amerika sağlık dairesi ) tarafından akupunktur tedavisinin etkinliği kabul edilmiş ve birtakım hastalıklarda tek başına yada diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanılması önerilmektedir.
Ülkemizde Akupunktur
1991 yılından beri akupunktur uygulamaları yasal olarak kabul görmüştür. Sağlık Bakanlığı tarafından fertlerin ve toplumun sağlığını korumak maksadı ve Ülkemizde akupunktur tedavisinin bilimsel yöntemlerle yapılması için 17/09/2002 tarih ve 24879 sayılı resmi gazetede akupunktur tedavi yönetmeliği yayınlamıştır. Bu yönetmeliğe göre akupunktur yapacak kişilerin tabip olmaları ve mesleklerini Türkiye’de yasal olarak uygulama hakkı ile sağlık bakanlığınca düzenlenen ‘ ‘ akupunktur uygulama sertifikasına ‘ ‘ sahip olmaları gerekmektedir.
Akupunktur tanımı
Hastalıkların önlenmesi veya hastalık oluşmuş ise hastalığa yol açan altta yatan gerçek neden yada nedenlerin tedavisi amacıyla ( enerji dengesizliğinin düzeltilmesini sağlamak için) vücut yüzeyindeki meridyenler(enerji kanalları) üzerinde belirli aralıklarla dizilmiş bulunan akupunktur noktalarına steril, tek kullanımlık,değişik çap ve boylardaki altın ,gümüş veya çelikten yapılmış özel iğnelerinin batırılma işlemi olarak tarif edilmektedir.
Akupunkturun farklı türleri
- Geleneksel Çin Tıbbı (TCM) Uygulama Yöntemleri
- Japon Akupunktur Uygulaması
- Kore El Akupunktur Uygulaması
- Kulak Akupunkturu
- Scalp Akupunktur
- İğnesiz Akupunktur Yöntemleri
Akupunktur da bazı kavramların anlamı
1-Qi (Yaşam Enerjisi)
Geleneksel Çin tıbbı, bedendeki ana organların ve sistemlerin çalışmasını kontrol eden bir ” hayat gücü” olduğunu söyler. Bu hayat gücü ya da Ch’i enerjisi, meridyen olarak tanımlanan belirli hatları izleyerek, bir organdan diğerine, her zaman aynı yönde hareket eder
Yaşam enerjisinin değişik kültürlerde farklı isimler aldığını görüyoruz.
-Almanca’da ”dynamis”,
-Çin’de “chi”,
-Japonya’da “ki”,
-Hindistan’da “prana”,
-Sufizm’de “baraka”
-Life Force
-Vital Force
-Bio energy gibi
2-Akupunktur meridyeni(enerji kanalları)
Vücudun üzerinde dolaşan yaşam enerjisinin (Qi enerjisi) hareket ettiği kanallardır.
3-Akupuktur noktaları
Enerji kanalları üzerinde bulunan ve enerji akışının kontrol ve düzenlemesini yapan noktalardır.
Akupunktur felsefesine göre insanın sağlıklı olma durumu
GÇT(Geleneksel Çin Tıbbı) na göre tüm evrene yayılmış olan yaşam enerjisinin, insanlarında içinde olduğu ve bu yaşam enerjisinin (Qi enerjisi) vücutta ana organların(kalp,akciğer.. ) ve sistemlerin (dolaşım,sindirim ..) çalışmasını sağladığı kabul edilmektedir.Yaşam enerjisi bu görevi yapabilmesi için vücudumuzda meridyen olarak adlandırılan enerji kanalları arasında günün saatlerine,günlere ve mevsimlere bağlı olarak bir doğal denge ve ritimde her zaman aynı yönde hareket eder.
Hayat enerjisinin her bir meridyende yeterli kuvvet ve miktarda serbestçe dolaşması sonucu bedenin kendi içinde ve aynı zamanda dış çevreyle olan iletişiminde bir dengenin kurulması sonucu insanlarda ve diğer canlılarda sağlıklı olma durumunun (kişinin bedenen, ruhen ve sosyal olarak tam bir iyilik halinde olması ) ortaya çıktığı kabul edilmektedir.
Akupunktur felsefesine göre hastalık oluşumu
İnsan vücudu değişen dış ve iç şartlara belirli düzeyde bir uyum sağlar. Eğer, uyum yeteneğinin üzerinde fiziksel ,zihinsel ve ruhsal etkilere maruz kalırsa enerji kanalları üzerinde çeşitli seviyelerde (bunlar akupunktur noktalarıdır) tıkanıklıklar oluşmakta ve bu nedenle hayat enerjisinin kanallar içinde olan doğal akışındaki dengenin( yin- yang ve beş element’ te enerji dengesizliği) bozulması sonucu hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı kabul edilmektedir.
Akupunktur felsefesine göre hastalık etkenleri
1-Dış etkenler
-Rüzgar
-Soğuk
-Yaz sıcağı
-Rutubet
-Kuruluk
-Ateş’tir.
2-Duygusal faktörler
-Neşe
-Kızgınlık,
-Melankoli,
-Endişe,
-Korku,
-Dehşet.
3-Yanlış beslenme
4-Aşırı yorgunluk hali
5-Fiziksel egzersiz eksikliği
6-Travmatik yaralanmalar.
7- Genetik faktörler
8- Parazitler
Akupunktur yapan bir hekimin hastaya yaklaşımı
‘ ‘ Hekimlerin yaptığı en büyük hata ;
ruhu düşünmeden yalnız bedeni
tedaviye teşebbüs etmeleridir .’ ‘
EFLATUN
Günümüz de uygulanan klasik tıp hekimliği anlayışından daha farklı olarak hastaya bakar
1-Hekim hastayı beden ,ruh ve zihni ile birlikte bir bütün olarak değerlendirir,
2-Hastalığın altta yatan gerçek neden / nedenlerini araştırır,
3-Hastalığa yol açan enerji dengesizliğinin nedenini ortadan kaldırmaya yönelik tedavi planlar,
4-Hastayı iyileştirmeyi ve sağlıklı kalmasını amaçlar,
5- Hasta kişinin yenilenmesinin , canlılığının ve mümkün olan gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasını sağlar.
Akupunktur tedavisini uygulayan hekimin amacı
Akupunktur felsefesine göre hastalıkların gerçek nedeni olarak kabul edilen vücuttaki enerji dengesizliğinin(yin-yang ve beş element) uygulanan akupunktur yöntemi ile düzeltilmesi sonucu ; kişide bedensel, zihinsel , ruhsal ve aynı zamanda kişinin çevresiyle olan ilişkilerinde de bir denge ve uyumun sağlanır.
Akupunkturla tedavi için yaklaşık olarak vücudumuzda 800 civarında akupunktur noktasının olduğu kabul edilmekte fakat bu noktaların hepsi aktif olarak kullanılmamaktadır.
Akupunktur uzmanının teşhis yöntemleri
Akupunktur uygulayan bir hekim klasik batı tıbbını uygulayan bir meslektaşı gibi daha çok fiziksel hastalık belirtileriyle uğraşıp hastalığa isim koyma çabası içinde değildir.Hastanın şikayetlerini dinleyerek hastalığa isim konmuş olmasının (örneğin ;yüksek tansiyon ,migren,astma gibi hastalıklarda ) hastaya yaklaşımda yardımcı olduğuna fakat hastalığın gerçek nedeninin tedavisinde doğrudan bir yararının olmadığına inanılır.
Hastalığın gerçek neden yada nedenlerini bulmak hastanın fiziksel , zihinsel ve ruhsal durumunun ortaya çıkarabilmek ve enerji dengesizliğini anlayabilmek için ;
- Sorular yöneltir,
- Hastanın ifadelerini ve sesini dinler,
- Hastanın genel görünümüne ,giyim tarzına, yüzüne,gözüne ,diline ve cildine bakar,
- Geçmiş yaşamının kişiye etkilerini hissederek, nabzını dinler
Bu yöntemlere ilaveten modern tıp yöntemlerinden de ihtiyaç duyduğunda faydalanmak ve farklı branşlar ile hastayı birlikte değerlendirmek teşhis ve tedavi açısından oldukça faydalı olmaktadır.
